1. GİRİŞ

Pamuk Türkiye ekonomisinde yarattığı katma değer ve istihdam açısından en önemli tarım ürünü olma özelliğine sahiptir.  Tekstil ve konfeksiyon ürünleri ihracat gelirleri yıllık olarak toplam ihracatın %40’ının oluşturmaktadır.  Buna ilave olarak Yurt içi talep de son yıllarda ülkenin kendi dinamikleri nedeniyle sürekli artmaktadır. Pamuk endüstrisinde hem yurt içi hem de yurt dışı talepteki artış nedeniyle Türkiye son yıllarda net pamuk ithalatçısı ülke konumuna gelmiştir.

Türkiye dört pamuk ekim bölgesine sahiptir. Bu bölgeler Ege Bölgesi, Çukurova ve Antalya ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleridir. Son yıllarda Ege Bölgesinde bir miktar, Çukurova’da pamuk ekim alanlarında önemli oranlarda daralma görülürken Güneydoğu Anadolu Projesinin (GAP) devreye girmesi ile birlikte Güneydoğu Anadolu Bölgesinde pamuk ekim alanları sürekli artmaya başlamıştır. Toplam üretimde gerek Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki ekim alanında artış gerekse verimdeki artış nedeniyle önemli bir değişiklik olmamakla birlikte yurt içi üretim artan talebi karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle Türkiye’nin pamuk ihtiyacı ithalat yoluyla karşılanmaya devam edecektir.

Türkiye’de pamuk üretimi, verim ve alan genişlemesi sonucunda önemli miktarlara ulaşmıştır ve Türkiye dünyada önde gelen pamuk üreticisi ülkeler arasında yer almayı sürdürmektedir. Türkiye’de pamuk üretimi ABD ve AB ülkelerine göre göreceli olarak emek yoğundur. Emek bolluğu, sulanan alanların genişlemesi ve verim artış trendi gözönüne alındığında Türkiye’nin pamuk üretiminde karşılaştırmalı üstünlüğünün devam edeceği tahmin edilmektedir. Ancak son yıllardaki üretim artış trendi devam etse bile, üretim, talep artışını karşılamada yetersiz kalacaktır. İç piyasa koşulları açısından değerlendirildiğinde pamuk diğer tarım ürünlerine göre daha fazla serbest piyasa koşullarında işlem gören bir üründür. Üretimin tamamı pazara arz edilmektedir. Hammaddeye girdi sağlayan sektörden nihai ürüne kadar uzanan süreç oldukça uzun olup, bu sürecin her aşaması ekonomiye önemli bir katma değer ve istihdam katkısı sağlamaktadır.

Türkiye’nin pamuk üretimi, kullanımı ve ithalatında birçok faktör etkilidir. Bunlar arasında en önemlileri  döviz kuru, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’daki (GSYİH) büyüme ve destekleme politikalarıdır. Dış ticaret önlemleri, destekleme sistemi ve diğer konularda hükümet müdahalesi altında yavaş karar alma sürecinin sebep olduğu gecikme de üretim, kullanım ve net ticaret üzerinde etkili olabilmektedir. Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon ürünleri ihracatının artış trendini sürdürmesi beklenmektedir. Ancak orta ve uzun dönemde dünya ticaretinde Türkiye’nin konumunu belirleyecek faktör büyük bir olasılıkla Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kuralları çerçevesinde şekillenecek olan karşılaştırmalı üstünlüktür.

Tekstil ve konfeksiyon ürünleri talep artışını hızlandıran faktörlerden, reel gelir artışı, nüfus artışı, demografik yapının değişimi ve şehirleşme oranı Türkiye’de hızlı bir değişim veya artış göstermektedir. Öte yandan pamuk talebindeki artış, iplik üretiminde sentetik liflerin kullanımının artması ile sınırlı olmaktadır. Fiyat dışı faktörler de lif kullanımını önemli ölçüde etkilemektedir. Shui v.d., (1993), yaptıkları ampirik çalışmada ABD’de fiyat dışı faktörlerin uzun dönemde doğal lif talebini yüzde 70 oranında açıkladığını belirlemişlerdir.

Türk tekstil ve konfeksiyon pazarında son yıllarda önemli değişiklikler yaşanmaktadır. Gelecekte de pazarın bu dinamik yapısının süreceği tahmin edilmektedir. Ancak bu konu ile ilgili pazardaki ekonomik ilişkileri analiz eden ampirik çalışmalar yeterli değildir. 1997 yılından itibaren Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü (TEAE) tarafından pamuk durum ve tahmin raporları yayınlanmaya başlamıştır. TEAE için yapılan çalışmalarda Çakmak ve ark., (1999) çalışmada “Türkiye Tarımsal Sektör Modeli” ile pamuk arz-ticaret projeksiyonları ve bazı politikaların refah etkilerini analiz etmişlerdir. Schmitz, (1999) Türkiye’nin ticaret politikaları ve pamuk pazarının etkinliğini teorik ve ampirik olarak analiz etmiştir. Koç ve ark, (1998) geliştirikleri tarımsal politika analizi simulasyon modelinde, Türkiye’de bir çok bitkisel ürünün arz tahminlerini de vermişlerdir. Şengül, (1998) İnput-Ouput analizi ile GAP Bölgesinde Tarım ve Tekstil Sektörü arasındaki yapısal ilişkileri belirlemiştir.

Bu çalışmanın amacı Türkiye pamuk pazarını ampirik olarak analiz etmektir. Analiz için pamuk kısmi denge modeli tanımlanmıştır. Çalışma ile pamuk arz, talep ve dış ticaretinin  ekonomik değişkenlere verdiği tepkiyi kantitatif olarak ölçülebilmektedir. Takibeden bölümde çalışmada kullanılan materyal ve kısmi denge modeli açıklanmıştır.


2. MATERYAL VE YÖNTEM

2.1. Materyal

Çalışmada kullanılan yurtiçi kullanım (talep), ihracat, ithalat ve stok verileri 1982-1998 yıllarını kapsayan 17 yıllık seri olup Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), International Cotton Advisory Committee (ICAC), Pamuk Danışma Kurulu, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT ve TEAE’den alınmıştır.

Lif pamuk eşdeğeri olarak tekstil ve konfeksiyon ihracatı ise Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) madde bazında alınan tekstil ve konfeksiyon ihracat miktarlarından hesaplanmıştır. Hesaplamada kullanılan dönüştürme katsayıları DİE’den alınmıştır. Pamuk ihracat modelinde kullanılan fiyat verileri Adana ve İzmir Ticaret Borsası verilerinden (yüzde 30 Ege Standart-1, yüzde 30 Ege Extra, yüzde 40 Çukurova Standart-1 olarak) oluşturulan indeks fiyatlardır. Dünya fiyatları ise Cotlook/A indeks fiyatıdır. Modellerde kullanılan diğer değişkenlerden TEFE, TÜFE, döviz kuru, nüfus, ekim alanları, verim ve üretici eline geçen fiyatlar DİE’den alınmıştır. 

.

2.2. Yöntem

Bu çalışmada Kısmi Denge Modeli (Partial Equilibrium Model) kullanılarak Türkiye pamuk pazarının yapısal ve politik analizi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bunun için geliştirilen “pamuk kismi denge modeli”nin davranışsal eşitlikleri yurt içi talep, stok, ihracat, pamuk üretimi ve fiyat transfer eşitlikleri  oluşmaktadır. Pazarı kapatmak veya pazar denge şartını sağlamak için pamuk ithalatı kalıntı eşitliği olarak özdeşlikten elde edilmiştir. Davranışsal eşitliklerin tanımlamaları aşağıda verilmiştir.

Yurt İçi Talep (Kullanım):

[1]          

Stok:

[2]          

 

 

İhracat:

[3]          

İthalat:

[4]          

Fiyat:

[5]          

 

Pamuk Eşdeğeri Olarak Tektil ve Konfeksiyon İhracatı:

[6]          

Eşitliklerde t zamanı (yıl ve başlangıç yılı = 1), Qd yurt içi talebi, Qs üretimi, Qst stok miktarını, QEQ pamuk eşdeğeri olarak tekstil ve konfeksiyon ihracatını, DY kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıladaki değişmeyi (kişi başına harcanabilir gelirin tahmincisi) PIn yurt içi pamuk fiyatlarını, Pw dünya pamuk fiyatlarını, Exr döviz kurunu (TL/ ABD doları), tr gümrük tarifesi oranını, C ithalatla ilgili diğer masrafları, T doğrusal trendi, D1, D2 ve D3 kukla değişkenleri göstermektedir. Birinci kukla değişken D1 1994 yılından itibaren tekstil ve konfeksiyon sektörüne verilen yatırım teşviklerinin etkisini, D2 asya kirizinin etkisini ve D3 1994 yılında yaşanan ekonomik krizin etkisini belirlemek amacıyla kullanılmıştır.

Dokuma ve giyim sanayinde 1994 yılında 343 adet olan teşvik belgeli yatırım, 1995 yılında 2.359, 1996 yılında 1.126, 1997 yılında 1.214 ve 1998 yılında 794 olmuştur (Karlı, 1999). Teşvik belgeli yatırımların sayısındaki bu artışlar dokuma ve giyim sanayinde 1994 yılından sonra hızlı bir kapasite artışı olduğunu göstermektedir.

Talep modelinin tanımlamasında Lewis (1972) tarafından ABD’de yapılan “tekstil lifleri için ekonometrik talep analizi” çalışması referans alınmıştır. Yurt içi pamuk tüketiminin büyük bir miktarı tekstil ve konfeksiyon ihracatı yoluyla ülke dışına çıkmaktadır. Bundan dolayı talep modelinde gelire ek olarak pamuk eşdeğeri olarak tekstil ve konfeksiyon ihracatı da açıklayıcı değişken olarak kullanılmıştır. Pamuk ve diğer liflerin son tüketici veya perakende düzeyde tüketim ve fiyat verileri olmadığı için mikro ekonomik teorinin kısıtları ile tutarlı talep modeli tanımlanamamıştır.

Lif talebini türetilmiş talep fonksiyonu (derived demand) tanımlayarak tahmin etmek olasıdır. Türetilmiş talep fonksiyonu tahmin edebilmek için de son tüketicinin talebini en iyi yansıtan örme ve dokuma sektöründe girdi kullanım ve maliyet verilerine ihtiyaç vardır. Türetilmiş talep çalışması zaman serisi verileriyle yapılabileceği gibi yatay kesit verileriyle de yapılabilir. Örme ve dokuma sektörü için girdi kullanım ve maliyet verileri zaman serisi olarak mevcut değildir. Bu verileri survey çalışmasıyla toplamak zaman ve bütçe kısıtı sebebiyle olanaklı olmamıştır. Belirtilen sebeplerden dolayı dokuma ve örme sektörü düzeyinde mikro ekonomik teoriyle tutarlı ve tüm ikame ilişkileri yansıtan türetilmiş talep çalışması da yapılamamıştır. Ancak, pamuk arz ve kullanım projeksiyonlarını türetmek ve ekonomik değişkenlerin pamuk pazarı üzerine etkisini ölçebilmek için eşitlik 1’de tanımlanan talep fonksiyonu yeterlidir. Talep fonksiyonunun ve oluşturulan kısmi denge modelinin en önemli yetersizliği lifler arasındaki çapraz fiyat ilişkilerini içermemesidir. Sentetik lifler ve merinos yünü toptan fiyatları bulunamadığı için bu ilişki modele yansıtılamamıştır. Bazı firmalardan sağlanan sentetik lif fiyatları ise talep modelinde açıklayıcı değişken olarak denenmiş ancak anlamlı sonuç alınamamıştır. Belirtilen sebeplerden dolayı lif pamuk talep modeli eşitlik 1’deki gibi tanımlanmıştır.

Eşitliklerde tanımlanan modeller 1 Cochrane-Orcutt iteratif prosedürü 3, 4 ve 5 ise Enküçük Kareler Tahmincisi (OLS) ile tahmin edilmiştir. Cochrane-Orcutt iteratif prosedürü otokorelasyon probleminin ortadan kaldırılamadığı durumlarda kullanılır. Prosedür orijinal modelin hata teriminin kendi gecikmeli değeri ile regresyonundan elde edilen katsayıyı (rho) kullanır. Bu katsayı ile orijinal değişkenler (bağımlı ve açıklayıcı) düzeltilir ve regresyon işlemi tekrar yapılır. Bu işlem rho katsayısı değişmeyinceye kadar devam eder.

Yukarıda kısmi denge modelini tamamlayan eşitliklerde lif pamuk üretimi (Qs) hariç tüm davranışşal eşitliklerin tanımlamaları verilmiştir. Çalışmada bölgesel bazda pamuk üretim modelleri ekim alanı ve verimin modeline bağlı olarak türetilmiştir.


Aşağıdaki eşitlerde kullanılan semboller;

                : Bölgesel üretim

i             : Bölgedeki i. ilin üretimi

                :  Bölgenin verimi

        : Bölgedeki i. ilin verimi

               : Bölgesel fiyat

   :  i. ilde çiftçi eline geçen  pamuk fiyatı

         : Bölgesel üretim değeri

 

 

Bölgesel Üretim:

[7]          

Bölgesel pamuk üretimi her bölgedeki ilin pamuk üretiminin toplanması ile elde edilmiştir. Çukurova pamuk üretimi Adana, Hatay, İçel, Mersin ve Kahramanmaraş illerinin üretimlerini, Ege Bölgesi İzmir, Manisa, Denizli, Balıkesir, Muğla ve Aydın illeri ile Antalya’yı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ise Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Mardin, Siirt ve Urfa’yı kapsamaktadır. 

 

Bölgesel Verim:

[8]          

Bölgenin verimi illerin bölge üretimindeki payları dikkate alınarak hesaplanmıştır.

 

Çiftçi Eline Geçen Fiyat

[9]          

Her pamuk üretim bölgesi için çiftçi eline geçen fiyat, verimde olduğu gibi ilin bölge üretimindeki payları dikkate alınarak hesaplanmıştır.


Bölgesel Gayri Safi Üretim Değeri (GSÜD):

[10]        

Bölgesel verim ve fiyatın çarpılması ile bölgesel GSÜD hesaplanmıştır. Ekonometrik çalışmalarda teknolojideki değişme trend modeli ile açıklanır.

 

Bölgesel Verim Trendi:

[11]        

 

Ekim Alanı ve Üretim Tahmin Modelleri

                     : t. yılda Çukurova’da pamuk ekim alanı

        : t-1 döneminde pamuğun GSÜD

        : t-1 döneminde buğdayın GSÜD

                      : t. yılda Ege Bölgesi pamuk ekim alanı

           : t. yılda Güneydoğu Anadolu Bölgesi pamuk üretimi

 

[12]     

 

 

 


3. PAMUK, TEKSTİL ve KONFEKSİYON PAZARI

 

Türkiye son yıllarda pamuk veriminin artması ve pamuk ekilebilen alanların genişlemesi sonucu dünyada önemli pamuk üreticisi ülkeler arasında yer almaktadır. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve AB ülkeleri ile kıyaslandığında pamuk üretimi daha emek yoğun bir özellik göstermektedir. Emek bolluğu, sulanan alanların artması verim trendi dikkate alındığında Türkiye’nin karşılaştırmalı üstünlüğünün devam edeceği söylenebilir. Buna rağmen yurt içi üretim, talebi karşılamakta yetersiz kalacaktır. Bu açık, ithalat yoluyla karşılanmaya devam edecektir.

Türkiye’de son yıllarda Güneydoğu Anadolu Bölgesi hariç tüm pamuk ekim bölgelerinde  pamuk ekim alanlarında daralma görülmektedir. Özellikle Çukurova’da pamuk ekim alanı (ÇPA)  önceki yıla göre % 25,9 oranında azalarak 126 bin hektar olarak gerçekleşmiştir.  Ege Bölgesinde pamuk ekim alanındaki (EPA) azalma %1,5’tir. Toplam ekim alnında azalma ise %3,1 civarındadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi pamuk ekim alanı (GAPPA) önceki yıla göre %9,2 oranında artmıştır. Diğer bölgelerdeki pamuk ekim alanındaki azalmanın bir bölümü bu bölgedeki artış ile kapatılabilmektedir. 1995-1999 yılları arasında ortalama pamuk ekim alanı 707 bin hektardır. Bölgelere göre pamuk ekim alanlarındaki durum Şekil 4.1’de açık bir şekilde görülmektedir .

Şekil 3. 1. Bölgelere Göre Pamuk Ekim Alanı

Türkiyenin son beş yıllık ortalama lif pamuk verimi 1143 kg/ha olarak gerçekleşmiştir. 1999 yılında Çukurova’da en yüksek pamuk verimine (CPV) ulaşılmıştır. Ege Bölgesi pamuk verimi (EPV) ise sözkonusu yılda ortalamanın üzerinde 1236 kg/ha olarak gerçekleşmiştir. Şekil 3.2’den de görüldüğü gibi 1999 yılında Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki verimdeki (GAPPV) düşmenin özellikle bölgeye ait  verilerin sağlıklı elde edilememesinden kaynaklandığı belirtilmektedir. Son yıllarda pamuk için verilen prim nedeniyle gerek kütlü verim tahminlerini ve gerekse lif pamuk randımanı tahminlerini yüksek belirleme eğilimi sözkonusudur. Bu nedenle önceki yıllarda yüksek bildirilen lif pamuk verimi 1999 yılında değişik kaynaklar değerlendirilerek kabul edilmiştir. 1999 yılında sözkonusu bölgede verim düşüklüğüne neden olacak ekstrem bir durum yaşanmamıştır (Çizelge 3.1).

Şekil 3. 2  Bölgelere Göre Pamuk Verimi


Çizelge 3. 1. Bölgelere Göre Pamuk Ekim Alanı ve Verimi

 

1995

1996

1997

1998

1999

 

Ekim Alanı (1000 ha)

 

Ege Bölgesi

292

293

280

265

261

 

Güneydoğu Anadolu Böl.

180

200

238

280

306

 

Çukurova

254

220

171

170

126

 

Toplam

726

712

689

715

693

 

 

Lif Pamuk Verimi (kg/ha)

 

Ege Bölgesi

1178

1060

1176

1148

1236

 

Güneydoğu Anadolu Böl.

1084

1097

1142

1246

998

 

Çukurova

1132

1044

1194

1145

1275

 

Ortalama

1131

1067

1171

1180

1170

 

Kaynak: Pamuk Danışma Kurulu, Kasım 2000, Antakya

 

 

 

Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon ürünleri iç talebinde sürekli değişen ekonomik ve sosyal yapı etkili olmaktadır. Özellikle köyden kente göç, hayat standardı ve eğitim seviyesindeki artış sözkonusu ürünlere olan talebi artırmaktadır.  Öte yandan Türkiye’nin dış ticaret gelirleri ağırlıklı olarak tekstil ve konfeksiyon ürünleri ihracat gelirlerinden oluşmaktadır. 1980 yılında tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin toplam ihracat içindeki payı değer olarak %26,7 iken 1999 yılında %37,2 seviyesine ulaşmıştır. Sözkonusu yılda konfeksiyon toplam ihracatı 7 milyar Dolar, tekstil ihracatı 2,7 milyar Dolar seviyesinde gerçekleşmiştir (Çizelge 3.2).

1997-1999 yılları arasında son üç yılın ortalaması hesaplandığında sektörden 10,0 milyar Dolar ihracat geliri sağlandığı görülmektedir. Aynı dönemde sektörün toplam ihracattan aldığı pay ise %37,6 olarak gerçekleşmiştir (Şekil 3.3-).

Şekil 3. 3. Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı


Çizelge 3. 2. Tekstil ve Konfeksiyon İhracatında Gelişmeler (Milyon ABD Doları)

Yıllar

Toplam İhracat

Konfeksiyon

KonfeksiyonunPayı (%)

Tekstil

Tekstilin Payı (%)

1980

2910

106

3,6

671

23,1

1981

4703

302

6,4

915

19,5

1982

5746

367

6,4

1069

18,6

1983

5728

544

9,5

1055

18,4

1984

7134

989

13,9

1181

16,6

1985

7958

936

11,8

1151

14,5

1986

7457

1069

14,3

1043

14,0

1987

10190

1728

17,0

1133

11,1

1988

11662

2127

18,2

1334

11,4

1989

11625

2448

21,1

1338

11,5

1990

12959

2898

22,4

1424

11,0

1991

13594

3219

23,7

1374

10,1

1992

14365

4010

27,9

1369

9,5

1993

15345

4158

27,1

1457

9,5

1994

18107

4490

24,8

1945

10,7

1995

21637

6189

28,6

2131

9,8

1996

23224

6344

27,3

2352

10,1

1997

26261

7089

27,0

2730

10,4

1998

26974

7644

28,3

2812

10,4

1999

26588

7145

26,9

2734

10,3

Kaynak: DTM Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü, Nisan 2000

 

 

Türkiyenin 1980 yılında tekstil ihracatının toplam ihracattan aldığı pay %23,1 iken sözkonusu yıldan sonra 1987 yılında %11 civarında gerçekleşmiştir. 1999 yılında ise %10,3 oranında pay almıştır. Konfeksiyon ihracatındaki gelişmeler ise tam tersi bir seyir izlemiştir. 1980 yılında toplam ihracat içindeki payı %3,6 seviyesinde iken 1999 yılında bu oran %26,9  seviyesine ulaşmıştır. Şekil 3.4 incelendiğinde son yıllarda dış pazarda sektörün katma değeri yüksek, dolayısı ile getirisi fazla olan ürünlerin ihracatına yöneldiği söylenebilir. Bu durumda sektörün moda ve marka yatırımları ve bu konuda kamu teşvikleri talebi gündemdedir.

Şekil 3. 4 Tekstil ve Konfeksiyon İhracatında Gelişmeler

Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon ihracatında en önemli ülke grubu Avrupa Birliği (AB)’dir 1999 yılında AB’ne ihracat, değer olarak toplam tekstil ve konfeksiyon ihracatının %64,6’sını oluşturmuştur. Özellikle Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Hollanda Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon ihracatında önemli bir yere sahiptir (Çizelge 3.3).

İç ve dış talepteki artış nedeniyle 90’lı yıllara kadar pamuk ihracatçısı olarak dünya pamuk pazarında yer alan Türkiye, bu yıllardan sonra net ithalatçı konuma sahip olmuştur. 1999/2000 üretim sezonunda (kuzey yarıkürede pamuk üretim sezonu 1 Ağustos-31 Temmuz olarak kabul edilir) 525 bin ton pamuk ithalatı yapılmıştır. 2000/01 sezonunda ise bu ithalatın 450 bin ton civarında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir (Anonm 2000). Türkiye’nin daha sonraki yıllarda da pamuk ithalatının artacağı, tekstil ve konfeksiyon sektöründeki büyümeye bağlı olarak beklenmektedir.

 

Çizelge 3. 3. Türkiye’nin Ülkelere Göre Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı

 

1997

1998

 

97 -98*

 

97-98**

1999

 

98-99*

 

98-99**

ÜLKELER

Miktar

Değer

Miktar

Değer

Miktar

Değer

 

1000 ton

Mil $

1000 ton

Mil $

%

%

1000 ton

Mil $

%

%

Almanya

97

3028

107

3109

10

2,7

108

2933

1,5

-5,7

Fransa

34

575

44

658

28,8

14,5

50

639

13,1

-2,9

İtalya

109

453

119

492

9,2

8,5

147

502

23,5

2,1

Belçika

21

225

33

309

61,2

37,6

32

288

-4

-6,8

Hollanda

18

397

20

449

11

13,2

20

424

2,2

-5,6

İngiltere

74

759

70

825

-4,7

8,7

83

901

18,6

9,3

İrlanda

5

28

3

26

-42,6

-7,3

3

29

-4,4

10,4

Danimarka

4

92

4

114

10,1

23,2

5

120

15,9

5,3

Yunanistan

12

55

20

76

68,4

40

30

100

45,8

31,5

İspanya

37

89

42

109

13,9

23,1

55

151

31,9

38,7

Portekiz

8

26

23

68

191,8

156,4

24

62

4,7

-8,7

Avusturya

5

119

4

120

-3,2

1,2

5

110

20,8

-8,6

Finlandiya

1

14

2

16

208,5

14,4

1

17

-35,3

6,9

İsveç

3

74

4

98

41

33,3

5

103

10,5

4,4

AB

426

5933

496

6469

16,4

9

568

6379

14,6

-1,4

İsviçre

16

154

6

88

-63

-42,8

11

88

77,5

-0,4

Norveç

2

42

2

51

0

21,2

2

45

-0,7

-12,1

İzlanda

0

0

0

0

46,3

71,7

0

1

49,1

18,1

EFTA

19

197

9

140

-54,8

-28,9

13

133

55,8

-4,6

ABD

50

867

63

1002

25,4

15,5

84

1150

34,4

14,8

Kanada

3

45

7

66

111,5

45,3

4

51

-34,9

-21,7

Rusya

39

753

28

428

-29,6

-43,2

17

168

-39,3

-60,7

Tek. ve Kon. İhr. (A)

845

9819

969

10455

15

7

1084

9879

12

-6

Top. İhracat (B)

 

26261

 

26974

 

2,7

 

26589

 

-1,4

 (A/B)*100

37,4

 

38,8

 

 

 

37,2

 

-4,1

*Önceki yıla göre miktardaki değişme

**Önceki yıla göre değerdeki değişme

Kaynak : DTM Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü, Nisan 2000.


Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon ithalatı 1997-1999 yılları arasında ortalama 3,3 milyar Dolar civarında gerçekleşmiştir. Aynı dönemde toplam ithalatın ise %7,3’ünü oluşturmuştur (Şekil 3.5).

Şekil 3. 5. Türkiye’nin Tekstil ve Konfeksiyon İthalatı

Pamuk Türkiye’de serbest piyasada işlem gören bir tarımsal üründür. Tarım satış kooperatifleri birlikleri yanında tüccar da kütlü pamuk alımında önemli bir paya sahiptir. Ayrıca büyük üreticiler hasattan sonra ürününü çırçırlatıp, lif pamuk olarak depolama imkanına da sahiptir. Bu küçük bir oran olsa da, depolanabilir bir mal olma özelliğine sahip olduğu için tüccar tarafından alınan pamuk çırçırlanıp, sezon boyunca borsalarda satılabilmektedir. Tabii ki, depolama masrafları ile pamuk fiyatları arasındaki marj bu anlamda oldukça önemlidir. Ayrıca pamuk dış ticareti de serbest olduğu için döviz kurlarıda ürünün piyasa fiyatı üzerinde etkilidir. Şekil 3.6’da Güneydoğu Anadolu (GAPPF), Çukurova (CPF) ve Ege Bölgesi (EPF) deflate edilmiş çiftçi eline geçen pamuk fiyatları görülmektedir. Sözkonusu fiyatlar “nominal çiftçi eline geçen fiyat / TEFE, TEFE: 1968=100” şeklinde hesaplanmıştır. Her bölgede deflate edilmiş fiyatlar eş anlı hareket etmektedir. Ege Bölgesinde kaliteden kaynaklanan fiyat farkı şekilden izlenebilmektedir.

Şekil 3. 6. Pamuk Bölgelerinde Kütlü Pamuk Reel Fiyatları

 

4. MODEL TAHMİN SONUÇLARI

Çizelgelerde verilen paremetre tahminlerinin istatistiki olarak yeterli olup olmadıkları aşağıdaki genel kurallar dikkate alınarak değerlendirilebilir. Genel olarak; R2 değerlerinin yüksek olması modelde yer alan açıklayıcı değişkenlerin birlikte sıfırdan farklı olduğunu veya her bir açıklayıcı değişkenin R ye katkısının anlamlı olduğunu ifade eder.

Genel bir kural olarak t istatistikleri 2 civarında ise, yüzde 5 önem düzeyinde açıklayıcı değişkenin, bağımlı değişkeni açıklamada etkili olduğunu veya açıklayıcı değişkenin katsayısının sıfırdan farklı olduğunu gösterir. D.W istatistikleri 2 civarında ise, modelin tahmininde otokorelasyon problemi olmadığı ve D(h) istatistikleri 2’den küçükse dinamik modelin tahmininde otokorelasyon olmadığı söylenebilir. Theil (U) istatistiğinin 1’ den küçük olması arzu edilir ve bu istatistik değeri sıfıra yaklaştıkça daha tutarlı tahmin elde edilir. Açıklanan bu genel istatistik testlere göre, aşağıdaki çizelgelerde verilen model tahminlerinin istatistiki yeterlilikleri kontrol edilebilir.

Çizelge 4’de lif pamuk talep (yurtiçi kullanım) modeli tahmin sonuçları verilmiştir. Tahmin sonuçlarından görüldüğü gibi açıklayıcı değişkenlerin katsayıları anlamlı ve işaretleri beklenti ile tutarlıdır. Belirleme (determinasyon) katsayısı ve diğer kontrol istatistikleri modelin lif pamuk talebini açıklamada yeterli olduğunu onaylamaktadır.

 

Çizelge 4. 1. Lif Pamuk Yurt İçi Talep Modeli Tahmin Sonuçları

Yurt İçi Kullanım Miktarı

Sabit Terim

576,07

(4,2)

Pamuk Eşdeğeri Olarak Tekstil Ve Konfeksiyon İhracat Miktarı (Ton)

0,00049

(3,46)

(Dünya Pamuk Fiyatı *Exr) / Tefe

-2,80

(-1,91)

Kukla Değişken D1

(D1=1, 1994 Ve Sonrası; Yatırım Teşvikleri)

330,63

(6,07)

Kukla Değişken D2 (D2=1, 1998; Asya Krizi)

-194,56

(-2,67)

Kişi Başına Gelirdeki Değişim

(Yt-Yt-1)

0,49

(1,80)

R2

0,96

Düzeltilmiş R2

0,94

D.W

1,35

Not: Parantez içerisinde verilen değerler t istatistikleridir. D.W kararsızlık bölgesindedir.

Çizelge 4’1de sonuçları verilen talep modelinden hesaplanan esneklikler pamuk fiyatlarının yüzde 10 artması durumunda pamuk talebinin yüzde 2,9 azalacağını, ve tekstil-konfeksiyon dışsatımının yüzde 10 artması durumunda ise talep miktarının yüzde 2,8 artacağını göstermektedir. Tekstil-konfeksiyon dışsatımı miktar bazında yüzde 10 azaldığında lif pamuk talebi ancak yüzde 2,8 azalacaktır. Talep modelinden hesaplanan esnekliklerin düşük olması sektörün ekonomik şoklardan çok fazla etkilenmeyeceğini göstermektedir. Nitekim sektör 1998 yılı dünya ekonomik krizinden çok fazla etkilenmemiştir. Talep modeli 1994 yılından sonra dokuma ve konfeksiyon sektörü yatırımlarına verilen teşviklerin pamuk talebini artırdığını göstermektedir. Talep modeli tahmin sonuçları 1998 yılında başlayan asya krizinin ise pamuk talebini negatif yönde etkilediğini göstermektedir.

Pamuk ihracat modeli tahmin sonuçları Çizelge 4.2’de verilmiştir. Çizelgeden görüldüğü gibi dünya pamuk fiyatları sabitken Türkiye’de pamuk fiyatının artması pamuk ihracatını negatif yönde etkilemektedir.

Çizelge 4. 2. Lif Pamuk İhracat Talep Modeli Tahmin Sonuçları

Lif Pamuk İhracat Miktarı

Sabit Terim

230,01

(4,20)

Pamuk Borsa Fiyatları İndeksi / Dünya Pamuk Fiyatı

(Cotlook / A İndeks * Döviz Kuru)

-0,00000022

(-3,81)

Dönem Başı Stok Miktarı

0,409

(1,99)

Kukla Değişken D3

(D3=1, 1994, Ekonomik Kriz)

-92,99

(-3,03)

R2

0,66

Düzeltilmiş R2

0,58

D(H) (Order =1)

-0,82

Not: Model Cochrane-Orcutt iteratif otokorrelasyon düzeltme prosedürü ile tahmin edilmiştir. Parantez içerisinde verilen değerler t istatistikleridir* Asimpotik t değeridir.

 

Çizelge 4.2’de ekonometrik sonuçları verilen pamuk ihracat modelinde dünya fiyatları ulusal para cinsinden yer aldığı için döviz kurlarındaki artışın yurt içi pamuk fiyatından daha hızlı artması pamuk ihracatını artıracaktır. Diğer bir ifadeyle, dünya fiyatları sabitken Türk Lirası’ndaki değer kaybı pamuk ihracatını pozitif yönde etkilemektedir. Bu sonuç, devalüasyonun ihracatı artırmada önemli bir teşvik aracı olduğunu doğrulamaktadır. Modelde açıklayıcı değişken olarak kullanılan kukla değişken anlamlı ve işaretleri beklenti ile uyumludur. Buna göre 1994 yılında yaşanmış olan ekonomik kriz pamuk ihracatını azaltmıştır. İhracat modelinde açıklayıcı değişken olarak kullanılan dönem başı stok miktarının pamuk ihracatı üzerindeki etkisi pozitif ve anlamlıdır. İhracat talep modelinden Türkiye pamuk ihracatının fiyat talep esnekliği –2,56 olarak hesaplanmıştır[1]. Bu esneklik katsayısı diğer koşullar sabitken, dünya pamuk fiyatlarındaki yüzde 1’lik bir azalmanın Türkiye’nin pamuk ihracatını yüzde 2,56 azaltacağını göstermektedir. Çünkü, dünya fiyatlarındaki azalma ihracat talep modelinde kullanılan fiyat oranını yükseltecektir. Diğer bir ifadeyle, ihracatçılar iç piyasadan pamuğu dünya fiyatlarına göre göreceli olarak eskiye göre daha pahalı alacaklardır.

Lif pamuk stok talep modeli tahmin sonuçları Çizelge 6’da olduğu gibidir. Sonuçlar beklenti ile uyumludur. Dünya pamuk fiyatları veya döviz fiyatlarındaki reel artışlar Türkiye’de lif pamuk stok talebini azaltacaktır. Model tahmin sonuçlarından, dönem ortalaması olarak, lif pamuk stok talebinin fiyat esnekliği –0,57 olarak hesaplanmıştır. Sonuçlara göre, yurt içi pamuk kullanım miktarındaki artış stok talebini azaltmaktadır. Çizelge 7’de verilen fiyat transfer (aktarım) modeli yurt içi lif pamuk fiyatlarının dünya fiyatları ile aynı yönde değiştiğini göstermektedir (Bredahl ve ark, 1979).

Çizelge 4. 3. Lif Pamuk Stok Talep Modeli Tahmin Sonuçları

 

Ln (Lif Pamuk İthalat Miktarı )

Sabit Terim

5,57

(17,1)

(Dünya Pamuk Fiyatı * Exr) / Tefe

-0,079

(-1,76)

Yurt İçi Pamuk Kullanımı (T-1)

0,000004

(1,54)

R2

0,32

Düzeltilmiş R2

0,22

F

3,26

D.W

2,10

Dünya Fiyatlarına Bağlı Olarak Stok Talep Esnekliği

-0,57

Bir Yıl Önceki Kullanım Oranına Bağlı Olarak Esneklik

-0,02

Not: Parantez içerisinde verilen değerler t istatistikleridir. Dünya pamuk fiyatı olarak Cotlook A index fiyatı alınmıştır.

Yurt içi pamuk fiyatları dünya pamuk fiyatlarından bire bir etkilenmektedir (Çizelge 4.4).


Çizelge 4. 4. Fiyat Transfer Modeli Tahmin Sonuçları

Ln (Yurt İçi Borsa Fiyatları;İndeks)

Sabit Terim

-7,59

(-36,0)

Ln (Dünya Lif Pamuk Fiyatları, Cotlook/ A İndeks)

1,04

(78,3)

R2

0,99

Düzeltilmiş R2

0,99

D.W

1,99

F

6136

Not: Yurt içi fiyatlar farklı kalitedeki pamukların (Ege Standart1 yüzde 30, Extra yüzde 30 ve Çukurova yüzde 40) borsa fiyatlarandan oluşturulmuş indekstir. Parantez içerisinde verilen değerler t istatistikleridir.

 

Çizelge 4.5’den Türkiye’nin lif pamuk eşdeğeri olarak tekstil ve konfeksiyon ürünleri ihracatının döviz kurlarına karşın oldukça duyarlı olduğu görülmektedir.

 

Çizelge 4. 5. Lif Pamuk Eşdeğeri Olarak Tekstil ve Konfeksiyon İhracat Modeli Tahmin Sonuçları

Ln (Lif Pamuk Eşdeğeri Olarak Tekstil ve Konfeksiyon İhracat Miktarı )

Sabit Terim

8,3663

(5,09)

Ln (Döviz Kuru / TEFE)

-1,181

(-2,11)

Trend

0,076

(4,69)

R2

0,86

Düzeltilmiş R2

0,84

F

43,2

D.W

1,85

Reel Döviz Fiyatlarına Bağlı Olarak Esneklik

-1,18

Yıllık Ortalama Büyüme Hızı

7,6

Not: Parantez içerisinde verilen değerler t istatistikleridir.

Regresyon sonuçlarına göre Çukurova’da pamuk ekim alanı üzerine bir önceki yılın pamuk ve rakip ürün olarak buğdayın ekim alanı ile trend etkili olmaktadır. Bu bölge için azalan bir ekim alanı trendi olduğu söylenebilir. Ege Bölgesinde ise önceki yıl pamuk ekim alanı ile pamuk ve buğdayın GSÜD ile açıklanmaktadır. Çiftçilerin bu bölge’de karar alıken bir önceki yıl  pamuk ve rakip ürün olarak buğdaydan sağladıkları geliri göz önünde bulundurdukları söylenebilir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde pamuk ekim alanı modeli denendi. Ancak anlamlı sonuç elde edilemedi. Pamuk üretimi bir önceki yılın üretim değeri ve ekim alanı trendi ile açıklanmaktadır. Bölgede halen sulamaya açılan alanlarda pamuğun nispi avantaja sahip olduğu sonucu çıkarılabilir (Çizelge 4.6).

Çizelge 4.7’de sonuçları görülen pamuk üretimini (verim*ekim alanı) hesaplamak için bölgeler itibarı ile pamuk verim trend fonksiyonları tahmin edilmiştir.


Çizelge 4. 6. Ekim Alanı ve Üretim Modellerinin Sonuçları

Çukurova Pamuk Ekim Alanı

Sabit Terim

13,671

(26,05)

ln(Pamuk GSÜD t-1)

0,304

(2,87)

ln(Buğday GSÜD t-1)

-0,609

(-3,36)

Trend

-0,042

(-6,042)

R2

0,85

Düzeltilmiş R2

0,83

D.W

1,80

Ege Bölgesi Pamuk Ekim Alanı

Sabit Terim

8,155

(4,604)

ln(Pamuk GSÜD t-1)

0,246

(4,585)

ln(Buğday GSÜD t-1)

-0,399

(-4,971)

ln(Pamuk Ekim Alanı t-1)

0,374

(-2,659)

R2

0,69

Düzeltilmiş R2

0,63

D.W

2,77

GAP Pamuk Üretim

Sabit Terim

8,466

(25,91)

Pamuk GSÜD t-1

0,063

(2,666)

Ln(Trend)

0,967

(12,42)

R2

0,93

Düzeltilmiş R2

0,92

D.W

1,43

 Not: Parantez içerisinde verilen değerler t istatistikleridir.

 

 

Çizelge 4. 7. Pamuk Verim Trendi Sonuçları

Çukurova  Pamuk Verim Trendi

 

Parametreler

Sabit Terim

6,189

(70,13)

Trend

0,048

(8,208)

R2

0,87

Düzeltilmiş R2

0,85

D.W

1,92

Ege  Pamuk Verim Trendi

 

Sabit Terim

6,763

(171,5)

Trend

0,017

(5,384)

R2

0,64

Düzeltilmiş R2

0,62

D.W

2,44

GAP  Pamuk Verim Trendi

 

Sabit Terim

5,513

(24,46)

Trend

0,072

(4,764)

R2

0,69

Düzeltilmiş R2

0,66

D.W

2,19

Not: Parantez içerisinde verilen değerler t istatistikleridir.


5. SONUÇ VE ÖNERİLER

Bu çalışma ile kısmi denge modeli yardımıyla pamuk yurt içi talep, stok, ihracat, pamuk üretimi ve fiyat transfer eşitlikleri  oluşturulup, pamuk pazarının dinamiklari arasındaki ilişkiler ortayaya koyulmuştur. Pazarda denge şartını sağlamak için ithalat kalıntı eşitliği şeklinde hesaplanmıştır. Kurulan modellerden teoriye uygun sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca modeller parametreleri açısından istatiksel olarak anlamlıdır. Çalışmada pamuk fiyat talep esnekliği –0,29 bulunmuştur. Bu durumda dünya pamuk fiyatlarının %10 artması halinde Türkiye pamuk talebi %2,9 oranında azalacaktır. Dünya pamuk fiyatları sabitken, yurt içi pamuk fiyatlarının artması artması durumunda ihracat olumsuz etkilenecektir. Ancak .döviz kurunun pamuk fiyatlarına göre daha hızlı artması ihracatı artıracaktır. Yurtiçi pamuk pazarı dünya pamuk fiyatlarından doğrudan etkilendiği için, dünya fiyatlarındaki reel artış sektörün yurtiçi stok talebini azaltacaktır.

Bölgeler itibarı ile pamuk ekim alanı modelleri de tahmin edilmiştir. Çukurova ve Ege Bölgesinde üreticiler pamuk ekim kararını sadece pamuktan elde edilecek gelire göre değil, rakip ürünlerin gelirlerini de dikkate alarak vermektedirler. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise sulamaya açılan alanların pamuk ekilişine kayacağı söylenebilir.

Bulgular serbest piyasa mekanizmasının diğer tarımsal ürünlere göre pamuk sektöründe daha iyi işlediğini göstermektedir. Bu alanda Türkiye dünya pamuk pazarı ile entegre olmuş durumdadır. Pamuk üretiminin artırılabilmesi ve sektörün talebinin yurtiçi üretimden karşılanabilmesi için alınacak önlemlerin belirlenmesinde dünya pamuk fiyatlarının göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Türkiye dünya pamuk pazarında net ithalatçı ülke konumunda olmasına rağmen dünya pamuk fiyatları üzerinde etkili olamamaktadır. Bu nedenle rekabet gücünü artırabilmesi için Türkiye, pamuk üretim maliyetini düşürücü tedbirler almalıdır.


KAYNAKLAR

Akyıl, N. Pamuk Durum ve Tahmin Raporu,.TEAE, Aralık 1999 Ankara.

Anonim., Tarım İstatistikleri Özeti, Çeşitli Yıllar DİE, Ankara.

Anonim., Türkiye İstatistik Yılığı, Çeşitli Yıllar, DİE Ankara.

Anonim., T.C. Başbakanlık DTM Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürlüğü Kayıtları, Nisan 2000, basılmamış.

Anonim., Ulusal Pamuk Danışma Kurulu Raporu, Kasım 2000,basılmamış Antakya

Anonim., 1996, İstatistik Göstergeler1923-1995. DİE,., Ankara.

Çakmak, E., Kasnakoğlu, H., ve Akder H., 1999. Impact of Support Purchases and Improved Market Access on Turkish Agriculture: An Agricultural Sector Model Analysis. AERI, Paublication Number:22, May 1999, Ankara.

Karlı, B. 1999. Türkiye’de Dokuma ve Giyim Sanayinin Sektörel Durumu ve Geleceği. Türkiye II. Pamuk, Tekstil ve Konfeksiyon Sempozyumu Bildirileri Kitabı: Yayın No: 27, TEAE, Ankara.

Koç, A., D. B. Smith, F. Fuller, and J. Fabiosa. 1998. Turkish Agricultural Policy Analysis Model (TAPAM), Technical Report 98-TR 42, November 1998, Iowa State University, Centre for Agricultural and Rural Development (CARD).

Lewis Kenneth A., 1972. An Econometric Analysis of the Demand for Textile Fibers. Amer. J. Agr. Econ. May (1972):238-44.

Pınar, M., Akyıl, N., Er, S., Ertürk, E., Pamuk Durum ve Tahmin Raporu, TEAE, Ocak 1998, Ankara.

Schmitz, T. G., 1999. Turkish Trade Policy and the Efficiency of Turkish Cotton Markets. Selected Paper, AAEA Annual Meeting, Nashville, U.S.

Shui S., J. C. Beghin, and M. Wohlgenant, 1993. The Impact of Technical Change, Scale Effects, and Forward Ordering on U.S. Fiber Demands. Amer. J. Agr. Econ. 75 (August):632-641.

Şengül, H. 1998. GAP Alanında Tarım ve Tekstil Sanayii Sektörleri Arasındaki Yapısal İlişkiler: Bir İnput-Output Analizi. T.C. Başbakanlık GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Mart 1998, Ankara.



[1] 1982-1998 dönemine ait ortalama esnekliktir.